Güven olgusu

Batı toplumlarda bizim yabancı olduğumuz bir güven olgusu var.  Beyan ettiğiniz bilginin doğru olduğu kabul ediliyor. Yanlış olduğu tesbit edilirse vay halinize.

Tanıklık için noter’e gerek yok. Bir diş doktoruna imzalatabilirsiniz. Beyan formu (statutory declaration)  lazım olursa buradan ulaşabilirsiniz.

Düşünsenize adamlarda nüfus cüzdanı diye bir kavram yok. Herkes araba kullanmadığından ehliyet sahibi olmak zorunda da değil. Yanınızda kimliğinizi ispat etmek için bir şey taşımak durumunda değilsiniz. Zaten soran da yok.

İngiltere’de yaşayan bir arkadaşım bahsetmişti. Polis ceza yazacağı zaman bizim uyanıklar adım Mehmet Yılmaz, şu sokakta oturuyorum diyerek bir adres verirlermiş. İngiltere polisinin ceza tahsil etmek amacıyla beklediği Mehmet Yılmaz sayısı oldukça fazlaymış.

Bizler İstanbul’da jiletli tellerle çevrili, 24 saat güvenliği olan sitelerde yaşayan insanlarız. İşyerine, alışveriş merkezine girerken bile metal dedektöründen geçmeye alışmışız. Bu kadar güven duygusu bize fazla.

Kaldığım evin öyle bir kapısı var ki çelik kapı ile karşılaştırmayı bırakın, sizin evinizdeki yatak odasının kapısı bile daha sağlamdır. Basit bir anahtar ile açılıyor. Filmlerdeki gibi anahtar yerine kredi kartı soksan kapı arasına büyük ihtimalle açılır.

Gerçi içeri girmeyi amaçlayan birini kapı da durduramaz. Evin camlarında demir parmaklık yok. Herhangi bir camı kırıp içeri girebilirsin. Kieren’a soruyorum buralarda hırsızlık olayları oluyor mu diye. Yok ben duymadım diyor.

Kieren ile daha önceden tanışmıyoruz. İnternet üzerinden verdiği ilanı bulup, evinden bir oda kiraladım. Avustralya’ya geldiğim gece evin anahtarını verdi. Bak burası mutfak, burası banyo diye biraz sağı solu gösterdi sonra odasına geçip uyudu. Alışık olmadıkları için bu adam in midir cin midir, gece beni boğazlar mı, eşyaları toparlayıp kaçar mı diye bir soru işareti de gelmiyor akıllarına.

Bir zamanlar Gökçeada da aynen böyleymiş. Kimse kapısını kilitlemezmiş. Ancak dışarıdan göç alınca özellikle de Türk mahkumlar siyasi hesaplarla adaya yerleştirilince işler değişmiş.

Eşit şartlarda, kardeşçe ekmeğimizi paylaştığımız, kimsenin kimseden çalmadığı bir toplum dileğiyle.

Reklamlar
  1. Taylan Karaman
    Mayıs 6, 2014, 10:12 am

    Ne zaman yabancı filmlerde boydan boya salon penceresi veya camdan kapı görsem anlam veremezdim. Güzel bir noktaya parmak basmışsınız.

    Bu arada size yahoo adresinizden ulaşamadım. Vaktiniz varsa birkaç soru sormak istiyorum. Bana mail atabilirseniz sevinirim.

  2. soner
    Mayıs 6, 2014, 11:00 am

    gerçekten önemli bi nokta, eskiden bizde öyleymişiz ama artık çok uzağız dürüstlüğe kanunlara uymaya sözleri tutmaya

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: