Başlangıç > Göçmenlik üzerine > Parçalı bulutlu

Parçalı bulutlu

Günlerdir devam eden yağmurdan sonra nihayet parçalı bulutlu bir gün. Yarın güneşli olacak ama benim yarını beklemeye niyetim yok. Bugün biraz turist modunda gezinip zaman öldürebilirim nihayet. Ayaklarım ağrıyana kadar yürümeyi seviyorum. Problem şu ki o halde eve geri dönebilmem de gerekiyor.

Victoriaİlk durak state library of Victoria. Çok şık bir bina. İçeride Roma ile ilgili geçici bir sergi var ancak sergi hayal kırıklığı. Ya da ben bir ömür boyu yetecek kadar sergi gördüğüm için çok ilgimi çekmiyor.  Doğrusu genel olarak Avustralyadaki tüm müzeler Avrupaya göre çok zayıf kalıyor. Modern müzeciliğin her türlü gereği var ama elde malzeme yok. Sonuçta burası yeni bir kıta ve yerel halk toplumsal mirasa katkıda bulunacak çalışmalar yapmamış geçmişte.

 

FederationŞehir meydanı olan federation square’e doğru yürüyorum. Burası dünyanın en konforlu şehir meydanı olmalı. Yönetmen koltuğunuza gerilip dev ekranda film  ya da o esnada devam etmekte olan bir konseri seyredebilirsiniz. Aktivite eksik  olmuyor. Ücretsiz wi-fi, su ve WC de var. Buradaki konfor bizim kaldığımız evde  bile yok doğrusu. Türkiye görüşmelerimi de ücretsiz hızlı internet sayesinde  genelde buradan yapıyorum. Ancak modern tasarımı bence estetik değil. Klasik  bir İtalyan meydanının yaşattığı havayı bundan 500 yıl sonra bile yaşatamayacak.

 

acmi

Meydanda acmi müzesini gezerken sağdaki fotoğraf dikkatimi çekti. Çanak antenler, apartmanlar… Acaba başka bir yer olabilir mi diye bir an tereddüt edip girmeye karar verdim. Gerçekten İstanbulmuş. Karadenizde kullanılan ıslık dili ile ilgili 20 dakikalık bir belgesel  izledim. Çok güzel bir sürpriz oldu Türkiye’den sesler, görüntüler izlemek. Karadenizde vadilerden yankılanıp uzaklara gidermiş ıslık sesi. Bu sebeple haberleşme için kullanılırmış. Afişteki karadenizli abimiz de dama çıkıp İstanbul’da aynı haberleşme yöntemini deniyor.  Kendisine pek başarı şansı tanımıyorum.

 

NationalGalleryNational galery of Victoria’ya geçiyorum. Beni şaşırtacak derecede  güzel eserler var. Tabi beklentim çok yüksek olmadığından. Zamanınız sınırlı ise 16.-18. yüzyıl Avrupa sanatı ile ilgili galerileri gezebilirsiniz. Asya ve Japon sanatları ile  ilgili bölümler de var ancak ben pek meraklısı olmadığım için hızlıca geçiyorum. Sanat eseri sayısı binanın boyutuna göre çok az olunca eserleri görebilmek için yürüme mesafeleri artıyor. Burada hiç yerel sanat yok. Onlar ekseriyetle Canberra’daki ulusal galeride toplanmış.

 

ModernSon olarak modern sanatlar galerisinde yandaki sanat eserinin fotoğrafını çekiyorum. Modern sanat olması için bir eserin böyle abuk olması şart mı ? Üstelik bu sanat eseri yanlış hatırlamıyorsam 1965 yılından bu yana müze duvarlarını süslüyormuş. Bence 18. yüzyıl sonrasında insanlar hep hazır tüketime, kolaycılığa kaçmaya başladığı için sanata da yeterli vakti ayırmamaya başlamışlar. Sonuç olarak müzenin en boş galerileri. Modern sanat !

Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: