Başlangıç > Göçmenlik üzerine > Dünyanın şehirleri

Dünyanın şehirleri

Kütüphane hakkında daha önce yazmıştım. Geçenlerde başımızdan ilginç bir olay geçince tekrar yazmak kısmet oldu. Her kütüphanenin ödünç alınabilecek kitap sayısı konusunda farklı kuralları var. Bizim kütüphanenin çocuk kitapları konusunda sınırı yok. Genelde bir gidişte 6-7 kitap, 2-3 oyuncak alıyoruz çocuklar için. Daha fazlasını zaten taşımak zor oluyor.

Kütüphanede çok az sayıda görevli var. Çalışanlardan bazıları da gönüllü olarak hizmet veriyor. Bu sebeple ödünç aldığınız öğeleri bilgisayara kendiniz kaydediyorsunuz. Girişte bir barkod okuyucu var. Önce kütüphane kartınızı, sonra ödünç aldıklarınızı okutup beraberinizde götürüyorsunuz. Aldıklarınızı geri getirdiğiniz zaman ise kartınızı okutmadan sadece barkodları okutmak yeterli oluyor. Sonra getirdiklerinizi bilgisayarın yanındaki tekerlekli arabaya bırakıyorsunuz. Çalışanlardan veya gönüllülerden birisi bu araba doldukça içindekileri ait oldukları rafa tekrar yerleştiriyor.

Geçen hafta kütüphane sisteminden bir e-posta aldık. Ödünç aldığınız dünyanın şehirleri adlı öğeyi geri getirmediğiniz için günlük 20 cent gecikme cezası ayrıca kaybettiyseniz 55 dolar yenileme ücreti…

Aldığımız kitapların arasına bakıyoruz dünyanın şehirleri diye bir kitap yok ! Ödünç aldığımızı bile hatırlamıyoruz. Acaba kitabı yolda gelirken mi düşürdük, yoksa barkodu okutup da kütüphanede mi bıraktık ?

İşin içinden çıkamayınca kütüphaneyi aramaya karar verdim.

– Merhaba, bana bir e-posta geldi ama burada bahsedilen dünyanın şehirleri kitabı bizde değil
– Üye numaranız nedir ? Size gelen e-postada olması lazım
– XYZ falan filan..
– Tamam ben bunu sizin hesabınızdan düşüyorum şimdi

Telefon görüşmesi 1 dakika bile sürmedi. “Nasıl sizde olmaz kardeşim ? Bilgisayarlı sistemle takip ediyoruz” gibisinden bir cevaba kendimi hazırladığım için söylemeyi planladıklarım boğazıma dizildi. İyi günler deyip telefonu kapatabildim sadece.

Sadece sözlü bir beyan ile işlerin bu kadar hızlı çözülmesine hala alışamamışım demek ki 🙂

Bu olaydan birkaç gün sonra dünyanın şehirleri bizim evdeki koltuğun arkasından çıktı. Meğer ödünç aldığımız oyuncaklardan birinin adıymış.

Reklamlar
  1. Emre
    Kasım 14, 2015, 12:54 am

    Yıllarca niyetlenip de olmayınca tamam diyorum, Türkiye de güzel ülke, yaşayalım gitsin. Sonra yazıyorsunuz böyle şeyler, tekrar soğuyorum memleketten..

    “Her şeyi bırakıp gitmeye değer mi” konulu veya buna benzer bir yazı yazacaktınız. Beklemedeyim, bilginize 🙂

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: